Yapay zeka dünyasında insanlık tükenir mi?

Bugün hızla kendi irademizi ve mesleklerimizi yapay zekaya teslim ediyoruz. Peki bu ne derece doğru düşündünüz mü? Örnek vermek gerekirse otomobiller yavaş yavaş şoförsüz bir şekilde gidebilir hale geliyorlar (Hatta geldiler bile. Ama mevcut yasalar gereği şoför koltuğunda gerçek bir insanın oturması zorunlu).

Türkiye’de yaklaşık 62 bin taksi ve 840 bin civarı kamyon var. Bu araçların şoförsüz olması şüphesiz ki işletme sahipleri açısından son derece kârlı. Ancak işsiz kalacak binlerce insan var ve bu durum sadece şoförler için geçerli değil.

yapay-zeka-dunyasi

Bu konu dünyanın her tarafında tartışma yaratan bir konu.

Bir kısım insan yapay zeka çalışmalarının durdurulmasını talep ediyor. Çünkü aksi taktirde milyonlarca insan işinden olacak. Aslına bakarsanız burada bir paradoks yatıyor.

Örneğin siz bir market sahibisiniz. Marketinizde sattığınız ürünler marketinize otonom(sürücüsüz) araçlarla geliyor ve bu yapay zeka teknolojisinden dolayı milyonlarca insan işsiz kalmış durumda. Yani bir geliri olmayan milyonlarca insan var. Marketinize kim gelip alışveriş yapacak? Müşterileriniz sadece zenginler ve işi henüz elinden alınmamış bir grup insan olursa nereye kadar marketinizi açık tutabilirsiniz ki?

Eğer “bende ona göre mal alırım” diyorsanız farklı bir örneğe göz atalım. Mercedes-Benz’i düşünün. Milyonlarca araç yapıyor ve satıyor. Dünya çapında bu teknoloji yüzünden bir çok insan işsiz. Mercedes-Benz yaptığı araçları kimlere satacak? Zenginlere mi? Ama sattığı şey bir araba. 1 aile onlarca araba alacak değil ya. 1 tane veya 2 tane alacak. Tüm zenginlere sattığında ne yapmalı bu marka? Kepenkleri mi indirmeli? Yani yapay zeka sadece insanları işinden etmekle kalmayıp aynı zamanda alıcı-satıcı ilişkisine de büyük bir darbe vuruyor. Bu durum eminim ki dünya üzerinde kimsenin hoşuna gitmez. Şimdi bu birinci kısım insanın görüşüydü. Gelin ikinci kısmın görüşüne de bakalım.

İkinci kısma göre yapay zeka çalışmalarının aynen devam etmesi gerekiyor çünkü teknolojik gelişmelerin asla insanlara zararı olacağını düşünmüyorlar.

Yukarıdaki paradoksa cevapları ise işsiz olan insanlara belli bir maaş verilmesi. Mantıklı ama bu seferde kim çalışmak ister ki? Sonuçta ekmek elden su gölden. Buna karşılık insanlara yalnızca temel ihtiyaçlarını giderebilecek bir miktarda para vermeyi öneriyorlar. Peki ya bu insanlara yetecek mi? Sonuçta bu insanların temel ihtiyaçları dışında eğlenmeye ve gezmeye hakları var. Ve buna karşılık olarak da insanlara o dönemde yapılabilecek bir işle ilgili eğitim verilmesini talep ediyorlar.

Yapay zeka ne kadar gelişirse gelişsin bir sınırı var. Yapay zeka insanlarla tam olarak empati kuramaz ve iletişim içine giremez. Bir yapay zekayı psikiyatrist, terapist veya bir spor yorumcusu yapamazsınız. Bunlar insanlara özgü mesleklerdir. Vicdan ve gerçek bir düşünme gerektirir. Yani olası bir yapay zeka dünyasında insanlık tükenemez (Tabi büyük devletler robot orduları insanlığın üzerine salmazsa) ama ciddi bir şekilde sınırlanabilir. Gelecekle ilgili endişelenmekte haklıyız ama yapay zekadan korkmamalıyız. Yapay zekayı üretenlerden korkmak apayrı bir konu tabi. Bununla ilgili ise Stephen Hawking’in şu sözünü belirtmek istiyorum: “Yapay zeka insanlığın en büyük keşfi olabilir. Bu keşfin neden olacağı risklere karşı önlem almazsak son keşif olabilir.”

2 Yorumlar

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

thirteen − 13 =

Loading…

0

Yorumlar

0 yorumlar